Randevu Talep Formu

Aşağıdaki formu doldurarak iletişime geçebilirsiniz.

Nöroplay Erken Müdahale Programı Nedir?

Nöroplay, oyunun gücünü sinirbilim ve gelişim psikolojisi prensipleriyle birleştiren bütüncül bir terapi yaklaşımıdır.. Nöroplay’in temel amacı, çocuğun sinir sistemini, kendini güvende hissettiği ve keyif aldığı oyun ortamında destekleyerek yeni bağlantılar kurmasını sağlamaktır. Terapist, çocuğa bir beceriyi doğrudan öğretmek yerine, beynin kendini düzenleme ve bilgiyi işleme kapasitesini doğal yollarla artırmayı hedefler.

 Erken Müdahale Neden Hayati Öneme Sahiptir?

Erken müdahale, gelişimsel gecikme riski taşıyan veya halihazırda gecikme yaşayan çocukların mümkün olan en erken yaşta destek alması demektir. Bu dönemde müdahale hayati öneme sahiptir, çünkü: Yüksek Beyin Plastisitesi: Küçük çocukların beyinleri inanılmaz derecede esnektir (plastisite). Yeni deneyimler ve tekrarlarla yeni yollar ve bağlantılar kurma yeteneği çok yüksektir. Erken müdahale, bu doğal plastisiteyi en verimli şekilde kullanır ve beyin gelişimini şekillendirir.

Nöroplay uygulayıcısı, terapötik süreçte iki temel prensibi merkeze alır:

1. Çocuğun Seviyesine İnmek (Göz Hizasında Olmak)

Nöroplay’in en belirgin özelliklerinden biri, uygulayıcının fiziksel ve duygusal olarak çocuğun seviyesine inmesidir. Terapist, genellikle yer seviyesinde oturur ve çocuğun göz hizasında olur.

  • Güven ve Bağ Kurma: Bu duruş, çocuğa terapistin onu gerçekten anladığı ve ona saygı duyduğu mesajını verir. Güvenli bir ortam oluşur.
  • İletişimi Destekleme: Göz hizasında kurulan temas, çocuğun iletişimi başlatmasını ve sürdürmesini kolaylaştırır.

2. Sembolik Oyunu Genişletmek

Nöroplay uygulayıcısı, çocuğun başlattığı oyuna dahil olur, onu yönetmeye veya değiştirmeye çalışmaz. Bunun yerine, çocuğun oyununu takip eder ve küçük, anlamlı dokunuşlarla oyunu genişletir.

  • Taklit ve Yankılama: Çocuk bir sesi taklit ettiğinde, uygulayıcı o sesi bir jestle veya yüz ifadesiyle “yankılar.” Bu, çocuğun etkileşim döngüsünü anlamasına yardımcı olur.
  • Duygusal Paylaşım: Çocuk oyuncağına öfkelendiğinde, uygulayıcı bu duyguyu isimlendirir (“Bebek çok kızgın görünüyor!”) ve oyun yoluyla yönetilmesine yardımcı olur.
  • Gelişimsel Basamakları Çıkarmak: Eğer çocuk sadece basit işlevsel oyunlar oynuyorsa, uygulayıcı küçük bir sembolik unsur ekleyerek çocuğun bir sonraki gelişim basamağına geçmesine teşvik eder.